Lale, vakt-i zamanında sadece orta asya da yetişen bir bitki imiş. Bütün dünyaya yayılmasını sağlayan da pek tabii, Orta Asya' dan Anadoluya göçen türkler. Lale bana göre, asaleti ve zenginliği, estetik ve kaliteyi daha erkeksi (diğer çiçeklere nazaran) gösteren bi bitki.
Lale soğanlı bi bitkidir. Yani kök kısmı bildiğimiz, yediğimiz soğandır. Zaten, Kuru soğanın gövdesi de Yeşil Soğandır. Yani soğanın kökü ve sapı yenir. Lalenin de bundan farkı, sapında bi çiçek açmasıdır. Ama neden yemiyoruz bilmiyorum :)
Yıllar yılı Türkler ve Osmanlı ile özdeşleşmiştir lale. Hatta Osmanlının en lüks, en ihtişamlı dönemine de isim vermiştir. (Bkz: Lale Devri). Türkçe' de de bu devrin adı, lüksü, rahatlığı belli etmek için kullanılabilir. (Bkz: Lale devri çocuklarıyız biz)
Fakat tüm bunlara rağmen, lale, Osmanlı veya Türklerle değil de, Hollandalılar sayesinde bütün dünyaya yayılmıştır. Lalenin Osmanlıdan, Hollandaya geçip, Hollandada bi sektör haline gelmesinin bi kaç hikayesi vardır.
16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur.
Bir hollandalı arkadaşım ile görüştüğümde ise bana şöyle bi hikaye anlatmıştı:
Bir gün, bi Hollandalı tüccar İstanbul' a gelmiş ve laleleri görüp çok beğenmiş. Bunların tohumunu Türk' ten istemiş ve Türk ise karşılığında bi çuval patates istemiş. Şöyle bi mantık olabilir, "zaten laleleri yiyemiyoruz, soğanlı moğanlı diyorlar ama bizim hanım yahnisini yapamıyor. En iyisi ben bunları verip Patates alayım en azından kızartır, French Fries yaparız." :) .Daha sonra bu hollandalı arkadaşımız lale tohumlarını Hollanda ya götürüp ekmiş, yetiştirmiş ve pazarlamış.
Hollanda bugün, Laleleri yetiştirip Dünya' ya satarak çok ciddi bi ihracat sağlıyor, Lalelerden. Lalelerin kesildikten sonraki ömürlerinin bi kaç gün olduğunu düşünürsek, cirolarının devamlılığını daha iyi düşünebiliriz.
İstanbul Belediyesi de bana göre, İstanbul' a yakışanı yapıp, şehri rengarenk Laleler ile donatıyor. İstanbul daha da güzelleşiyor. Buna karşı çıkan insanları anlamıyorum. Yani bi insanın öncelikli ihtiyaçları vardır yemek içmek gibi... ve giyinmek. ama insanların gömlek giymesi diye bi kural yoktur ki. Gayet biz çuvalla da giyinebiliriz :) O zaman istanbula lale dikilmesini istemeyen bu kesim çuvalla dolaşsın ben de onları destekleyeyim :) Bu bana Mahatma Ghandi' yi hatırlattı. İngiliz kumaşından elbise giymek yerine ipliklerden kendisine kumaş yapıyor bu Hindistanı kurtaran adam. Böyle bi adamın da her söylediğine güvenirim ben.
18 Apr 04:47
lale lale devri hollanda türkiye osmanlı orta asya tulip tulipen tulp